Virüs Terimi Hakkında Bilgiler
1-Sadece içine girdiği bir başka hücre içinde yeniden üreyebilen ve hücresel yapısı olmayan canlı. Virüsler bir protein kılıfı içindeki nükleik asitlerden ibarettir. Bazılarınınsa basit bir zarı vardır. Virüsler çoğalmak için, içine girdikleri hücrenin sentezleme yeteneğinden yararlanır.
2-Nükleik asitten oluşan bir merkeze ve bunu etrafında bir protein kılıfına sahip küçük enfeksiyon etkenli nesne. Konukçu bir hücre içinde çoğalabilir ve mutasyona uğrayabilir.
1- Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit.
2- Çoğalmak için bir başka hücreye girmeye gereksinim duyan, birçok hastalığa yol açan, ancak elektron mikroskobunda belirlenebilecek kadar küçük yapılı zorunlu hücre içi parazit.
Virüs, bilgisayar sahibinin bilgisi olmadan gizli işler yapan yazılımlardır. Bazı zamanlar virüslerin yaptıkları masum şeyler olmakta, fakat çoğunlukla gizli dosyalarınızı dağıtmak gibi kötü şeyler yapmaktadır. Virüsleri diğer zararlı yazılımlardan ayıran özellik saldırganın bir kez internet ortamına bıraktığı andan itibaren dosyalara bulaşarak kendi kendine yayılmasıdır.
Biyolojik virüsler model alınarak yapılmış bilgisayar programı. Başka bilgisayar programlarına bulaşarak çoğalır, zararsız olabileceği gibi programlara zarar da verebilir.
Benzer Biyoloji Terimleri:
Kommensal: Birlikte yaşayan iki canlı türünden birinin fayda sağladığı, diğerinin ise hiçbir şekilde etkilenmediği ortak yaşam biçimi.
Ökaryotik: Golgi cihazı, mitokondri ve zarla çevrili nukleusları olan organizmalara ait.
Öğrenme: Deneyimin bir sonucu olarak bireyin davranışında uyumsal değişiklikler meydana getiren süreç.
Çevresel Direnç: Bir türün maksimum çoğalma hızını engelleyen fizyolojik ve biyolojik etmenlerin toplamı.
Refleks: Verilen bir uyartıya karşı doğuşsal, otomatik ve istemsiz bir tepki şekli olup işe karışan sinirlerin anatomik ilişkileriyle saptanır.
Östaki Borusu: Kara omurgalılarının çoğunda farinks ile orta kulak boşluğu arasında uzanan işitme borusu. Timpanik zar üzerinde basınç dengelemesini sağlar.