Eğitim Sitesi

Nurlu Peygamberimiz Şiiri

Nurlu Peygamberimiz Şiiri | Zekayi Şahin

'İnsanlığın son kurtarıcısı efendimizin doğum günü anısına'

Senin için yaratıldı bu kâinat,
Selâm verdi; melekler, semâvat,
Şefâat eyle ümmetine ey Resûl!
Dökülüyor dudaklarımızdan salâvat...

Hep ümmetine rehberlik ettin,
Yüce Allah'ın yoluna sevk ettin
Şefâat eyle ümmetine ey Resûl!
Kalbimizi, ruhumuzu sen serinlettin...

Cennet ile müjdeledin müminleri
Ateş ile korkuttun münkirleri,
Şefâat eyle ümmetine ey Resûl!
Seni arzular hakikat erleri...

Mübarek dilinden okudun Yüce Kur'ân'ı,
Aydınlattın; ufukları, bütün cihanı,
Şefâat eyle ümmetine ey Resûl!
Senin yoluna verelim bu canı...

(Nisan 1991-Erzurum)

Zekayi Şahin

add

çocuk şiirleri okul şiirleri eğitici şiirler öğretici şiirler amatör şiirler şiirlerimiz öğrenci şiirleri belirli gün ve haftalar şiirleri

Nurlu Peygamberimiz Şiiri Hakkında Yorum Yazın...
  

Nurlu Peygamberimiz Şiiri Hakkında Yorumlar

Allah'ın bir kulu güzel olmuş zaten şiir ödevim olunca hep burdan yazıyorum zekayi şairimize eyvallah saolun gardaşlar

Nasılsıniz nur Harikkkkaaa bir şey

Elif su Çooooookkkk güzel olmuş he bu arada peygamber efendimizin 20 Nisan cuma doğum günü varr

ecem Biraz fazla mı güzel neeeee

NUR HATİCE güzel beğendim tek bir kelimeyle HARİKA

TAKVA SAHİBİ ÇOK GÜZEL OLMUŞ YAZANA TEŞEKKÜR EDERİM

nisanur çok güzel yazmış kim yazmışsa

selen aktır gerçekten çok mükemmel

erzurumlu ezurumluyum hemsirum cok guzel olmus amenaa

rabia Allah sizden razı olsun çok yardımcınız oldunuz

sema çok teşşekürler Allah razı olsun

BİR MÜSLÜMAN OKURKEN DUYGULANDIM :)

HÜSEYİN TEK KELİME SÜPERRRRRRRRRRRRR

hüseyin süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr

merve süper çok beğendim

misafir süper çok beğendim

elif çok güzel bir şiir

Yazılan son 17 yorum gösteriliyor.

İçerikle ilgili 17 yorum yazılmış.

Benzer Kutlu Doğum Haftası (Mevlid-i Nebi) Şiirleri

Ya Muhammed Mustafa (sav) Şiiri

Âlemlere rahmetsin
Ya Muhammed Mustafa!...
Gökyüzünde Ahmet'sin
Ya Muhammed Mustafa!...

Yüzün kardan ak idi
Kalbin sudan pak idi
Hicretin firak idi
Ya Muhammed Mustafa!...

Savundu Hak kitabı
Evrenseldi hitabı
Sende gördük adabı
Ya Muhammed Mustafa!...

Asumanın mâhısın
Nebilerin şahısın
Gönül padişahısın
Ya Muhammed Mustafa!...

Ruhlara sundun sefa!..
Gönlünde ahde vefa
Sensizlik cana cefa
Ya Muhammed Mustafa!...

İman, irfan kanadın
Nurla yazıldı adın
İslam'dı tek muradın
Ya Muhammed Mustafa!...

Yüzün güneşten aydın
Müminlere saraydın
İslam dinini yaydın
Ya Muhammed Mustafa!...

Sızıları dindirdin
Ateşleri söndürdün
Uçurumdan döndürdün
Ya Muhammed Mustafa!...

Çileli ömür sürdün
Şirk defterini dürdün
Gönül gözüyle gördün
Ya Muhammed Mustafa!...

M.NİHAT MALKOÇ

M. NİHAT MALKOÇ

Peygamber Aşkı Şiiri

Hz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem
Bir kere de o nur yüzünü görebilsem
Bir kere de arşa yükselebilsem
Bir kere de teselli bulabilsem.

Aşinalarla alemi büyüledin
Alemlere rahmet eyledin
Gönlümüze hidayet eyledin
İçimizfeki acılara su serptin.

İbretlik insanları sen doğru yola getirdin
Bülbül sesinle hitap ettin
Hakkın yolu birdir dedin
Hiç kimseye eğilmedin.

Dürüstlüğün,alçak gönüllüğün,adaletin
Kalbinde taht kurdun bu ümmetin
Gönlündeki bu servetin
Ne güzeldir ya Muhammed.

Bu tutku muydu,sevgi miydi,aşk mıydı?
Bu peygambere duyulan bağlılıktı.
O gülen gözlerinde
Mutluluk iki hatırlıktı.

Yasemin ÖZELÇİ

Yasemin ÖZELÇİ

Ey Şanlı Nebi! Şiiri

cehalet insanı boğduğu zaman,
yetiştin zalime,vermedin aman,
adın anılıyor inan her zaman.
alemlere Rahmet sevgili nebi!

inan ki candan özledik seni,
hasretin her an yakar sinemi,
hediye bıraktın bana dinimi,
minettarım sana ey şanlı nebi!

güneşim,ayım,ışığım sensin,
sensiz bu dünyayı garip neylesin?
Allah'tan sen bize hediyesin.
gönlümün sultanı,ey şanlı nebi!

sen gideli inan bozuldu bağlar,
ümmmetin dertlidir,bağrı kan ağlar
senden umut bekler hastalar,sağlar,
ey dertlere derman ey şanlı nebi!

Necdet Erem

Necdet Erem

-40 Yaşındasın- Şiiri

Rahmetini umarak
Günahkar bir dille;
Allah azze ve celle

Ya rasulallah,
Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,
Kalbimizden seyrediyoruz seni.

İşte
Bir yaşındasın,
Beni sa'd yurdundasın
Sana süt anne olmadı kadınlar
Bu yüzden dargın bulutlar
Bir damla yağmur indirmiyor
Kıtlık hüküm sürüyor beni sa'd yurdunda
Minicik bir bulut var gökyüzünde
Sana aşık...
Ayrılmıyor başucundan
Ve insanlar yağmur duasında...
Hz.halime kucağına alıyor seni
Yeryüzünde bir gölgelik...seni güneşten korumak için
Oysa minicik bulut gökyüzünde
Sana meftun, sana kilitli...
Ve dua eden rahibin kucağındasın
Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip
Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da
Ama sen unutmuyorsun
Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun
O minicik bulut ilişiyor bakışlarına
Büyüyor, büyüyor...
Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan
Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini
Çoğusu bilmiyor seni...

Altı yaşındasın
Medine-i münevvere yolundasın
Yanında aziz annen ve ümmü eymen
Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında
Sonra yolda, ebva'da öksüzlük karşılıyor seni
Mekke'ye annesiz giriyorsun
Abdulmuttalip bir başka seviyor seni
Ebu talip bir başka seviyor

Ya rasulallah
Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında
Onlar anne deyince sen yere mi bakardın
Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı ebva'ya
Kaç gece anne diye hıçkırdın
Efendim!
Senin yerine de anne dedik annemize
Senin yerine de baba dedik

Yirmi beş yaşındasın
Ve bambaşkasın
Kimse sana denk değil
Şefkat yayıyor kokun
Güven veriyor sesin
Sen muhammed-ül emin' sin

Otuz üç yaşındasın
Dalga dalga rahmet var

Otuz beş yaşındasın
Hadi gel bekletme yar
İniltiler çalıyor kapısını göklerin
Hadi gel bekletme yar
Sinesi çatlayacak rasul bekleyenlerin...
Hadi gel ey yâr!
Nurdağına davet var

İşte
Kırk yaşındasın
Hira nur dağındasın
Cibril iniyor göklerden
Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor
Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan " ah! " sın
Karanlık gecelerimize sabahsın
Sen nebiyullahsın
Sen habibullahsın
Sen rasulullahsın

Niye incittilerki seni sultanım
Niye işkence yaptılarki sana
Ebu talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar
Himayesiz kaldın diye mi
Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne
" amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin " diyişin
Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza
Başına pislikler saçılıyor
Başlar feda o mübarek başına
Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar
Biri koşuyor mekke sokaklarından sana doğru
Biri koşuyor ama sanki yere inmiş arş-ı Âla
" bu koşan kimdir " diye bir soru dolaşıyor boşlukta
Bu koşan kim?
Ve cevap veriyor biri:
Muhammed' in kızı fatımatüz-zehra
Velilerin anası...
Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın
Sana yeryüzünde en çok benzeyen
Gülmesi sen, ağlaması sen
" ağlama kızım " diyişin geliyor aklımıza
Niye çıkardılar ki yurdundan seni
Himayesiz kaldın diye mi
Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni
Seni yetim bulup barındıranı
Seni alemlere rahmet kılanı
Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun
Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun
"seni bizim elimizden kim kurtaracak" diyorlardı
Sen,
Sen " allah! " diyordun
Allah azze ve celle
Semayı haşyet kaplıyordu
Sen " allah! " diyordun
Arş-ı Âla titriyordu
Bedir' de " allah! " diyordun
Üç bin melek iniyordu alaca atlarda
Yüz yirmi beş bin sahabi :
" anam babam sana feda olsun " diyordu

Ya rasulallah
Medine-i münevvere sokaklarında yürüyordun
Neccar oğulları'nın küçük kızları seni görünce
Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
" beni seviyor musunuz " diye sormuştun onlara
" seni çok seviyoruz ya habiballah " demişlerdi
Sen de:
" allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum" demiştin
Bu gün yaşayan gençler var
Neccar oğulları'nın kızları diğil belki
Ama seni onlar da çok seviyor
Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
Senden başka kimseleri yok
Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun

Altmış üç yaşındasın
Refik-i Âla duasındasın
Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu
Kenarları beyazdı
Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın
Ve mübarek ellerini dizine vurarak :
" görüyor musunuz ne kadar güzel " demiştin
Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti :
" anam babam sana feda olsun ya rasulallah, onu bana ver "
Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile
İstendiğinde katiyyen " hayır " demediğini bile bile
" peki " dedin o zata
Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin
Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı
Aynı cübbeden yine yine diktiler
Ama giyinmek nasip olmadı
Haberler uçurmuştun ebu hureyre' nin diliyle :
" benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler "
Ve hz. enes ile paylaşmıştın özlemini
" beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim"

Sultanım!
Ey medine minberinde " ümmeti, ümmeti " diye hüznü giyen sevgili
Ey mekke mihrabında alemler hesabına " allah! " diyen sevgili
Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik
Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
Duyduk, itaat ettik

Ya rasulallah
Sen hâlâ kırk yaşındasın
Ve hâlâ ümmetinin başındasın...

ali safa

Kutlu Doğum Haftası (Mevlid-i Nebi) Şiirleri, Nurlu Peygamberimiz Şiiri