Ağır Hüzün
Suriyeliler Dram Yaşarken
İnsanlar bitkin.
Gözler ağır hüzün.
Çocuğun kazağı eski püskü, yırtık.
Çocuğun ayakları çıplak.
Çadırlarda ev yaşamını sürdürmeye çalışıyorlar.
Yollar çamur.
Çadır yırtık.
Yinede şükür diyen bir adam.
Başımız üstüne diyor.
Ağır hüzün.
Etraf sessiz.
Yalnızlık sessizlikle zaman zaman
Gözler.
Bakışlar.
Ağır hüzün.
İsimsiz Şiirleri
Henüz Yorum Yazılmamış.
İlk Yorumu Siz Yazabilirsiniz.
Okşar Öğretmen
Ufacıkken anasının döşüne!
Yaslanan yüzleri okşar öğretmen
Daha ilk günlerde düşer peşine
Islanan yüzleri okşar öğretmen
Emanet edince ana babası
Yarına taşımak bütün çabası
Manevi gayretler bunun cabası
Puslanan yüzleri okşar öğretmen
İlim irfan ile rota çizerek
Aydınlığın mecrasında gezerek
Ata’mızın ışığını sezerek
Beslenen yüzleri okşar öğretmen
Hele gelince bir ortaçağlara!
Sığmaz olur yürek koca dağlara
Su serptikçe bir de kuru bağlara
Uslanan yüzleri okşar öğretmen
Uzun yolun sonu bir akademi
Eğitim deryadır onlar da gemi
Sen yazdığınla kal dur be Hürdemi!
Hislenen yüzleri okşar öğretmen
İsimsiz
Aptal Kadın
Ve Sen Aptal Kadın...
Dönmelisin artık diyorum...
Tadı da kalmadı sensiz ayrılığın...
Artık boğazına yapışmıyorum bu kentin...
Caddelerini ıslatan yağmurlu gecelerinde…
Ve kışın en buzul yanlarından sahipleniyorum tüm ayrılıklarını...
Kristal şehirlerin gök kubbesine çakıyorum en siyah Bulutları...
Ve Biliyorum...
Sağanaklarına kavuşmak lügatında yasaklı...
Aşkın hiçbir lehçesinde yok adının anlamı...
Yitik kent çocuklarının kaderini sahipleniyorum...
Ayrılığım sen...
Kışım sen...
Soğuğum sen...
Ve gözlerinin huzurunda avutulmamış bir ben...
Bir Ben ki tıpkı Baştanbaşa sen...
Anladım ki...
Hayat elinden her şeyini alınca büyürmüş insan...
Senli bir yaşamın ertesinde yaşıyorum...
Hayat denilen bu oyunu ben...
Figüransız suretlere bürünüyorum her gece...
Sen sancılı uykuların yanaklarına gebe günaydınlar bırakıyorum...
Ve duruyor zaman sana sen kala...
Zaman adil davranmadı bize be kadın...
Saçlarımdan giyiniyor kış beyaz örtüsünü...
Yüzümün oylumlarında sonbahara gebe gülüşler taşıyorum...
Özlemekten ölüm olduğun bir gecede intihara teşebbüsler sıralıyorum...
Oysa dönüşün yoktu bu aşka biliyorum...
Çünkü adın ''Gitti'' duydum...
Ölümbaz öpüşlü gecelerden dokunuyorum aşkının en izbe yalnızlıklarına...
Sen Yoksun...
Sesin Yok...
Ve faili meçhul cinayetler kalıyor…
Senli gecelerin ardından payıma düşen yokluğuma...
Ölüm olduğun bir gecede giriyorum ayrılığın koynuna…
Tek suçum…
Katilimden aşk peydahlamaktı…
Gidilmedik hiçbir film…
Beklenmedik hiçbir durak kalmadı bu şehirde...
Geç kalınmış bir aşkın öncesinde…
Ayrılığa müebbet sevdaların koynunda arar oldum seni…
Adı tarafından terk edilmiş kent şarkılarında rastladım izine…
Değişmişti sesin…
Ve değişmişti bakışların…
Hayat adil davranmamıştı gülüşlerine…
Hüzne ram bakışların izi kalmıştı...
Dudaklarının iz düşümlerinde…
Küçük kız edalarından eser yoktu yüzünde…
Yoktu sesinin eski şen kahkahaları…
Sonbahara hazırlanan eylül kadar sessiz…
Baharın koynunda avutulmaya çalışılan çocuklar kadar yaramazdın…
Ah aptal kadın…
Biliyorum…
Kavuşmak yoktu bu aşkın vuslatında…
Kaç geceye hapsettik aşkın günahkâr yanlarını…
Ve hangi şehirlerde unuttuk ‘’biz’i
Sende Haklısın…
Ah be aptal kadın..
Çocukları yoktu aşkın…
Oysa Bu yitikliğimle ben...
Köhne bir kentin arka sokaklarında adımlıyorum...
Senli bir aşkın başkalarına çıkan mutluluklarını...
Ama olsun be kadın...
Varsın olmasın sesin...
Yüzündeki masum yanların...
Sen varsın ya...
Şimdi sen kadar güzel yakışır biliyorum...
Hangi ölüm tarzını sahiplensem...
Mademki senli bir yaşam haram bana...
Sana Kavuşmak mı?
Varsın Ölüm olsun tek helalim bu aşkta...
İsimsiz
Aşkın Adı Ayrılık
yüreğim yanıyor
kilit vurdum acım büyük
sensizm ağlıyorum yüzüm sönük
fenerimdin karanlıkta bitmeyecek
sende öğrendim aşkı ve ayrılığı
aslında aşkın adının ayrılık olduğunu
aşk kavuşmak olmadıki hiç
hangi aşık kavuşarak imza atmış tarihe hiç
ne leyla mecnun ne ferat şirin
kavuşmak olaydı aşk.. efsaneler olmazdı
sende öğrendim aşkın adı ayrılık
sende öğrendim aşk ayrılık
İsimsiz