Eğitim Sitesi

Doğadaki Evren Şiiri

Doğadaki Evren

ÇİÇEKLER AÇAR KUŞLAR ÖTER

DOĞA HEP SESSİZDİR İNSANLARA

AĞAÇLARI ÇOĞALTMAK HER GÜN FİDAN İSTER

ORMANLAR OLUŞTURUR DÜNYAMIZI



İNSANLAR İNSANLAR HİÇ Mİ BİLMEZSİNİZ

ORMANIN BU DÜNYAYA OLAN BU DEĞERİNİ

ORMANLAR OLMAZSA DÜNYA OLMAZ

DÜNYA OLMAZSA ORMAN OLMAZ

KARMA ŞİİRLER Şiirleri

  

misafir çok tşk ederim ve şiir çok anlamlı

Yazılan son 1 yorum gösteriliyor.

İçerikle ilgili 1 yorum yazılmış.

Benzer KARMA ŞİİRLER Şiirleri:

Sonsuz Özleyiş

Akar mı artık yüreğimden mısralara hissettiklerim

Yazar mı kalemim ve yazarsa

Sığar mı sayfalara keskin bıçak çaresizliğim

Diner mi bu ıstırap biter mi sonsuz özleyişim



AYŞEGÜL BÜYÜKGÖZ




KARMA ŞİİRLER

Kurban Bayramı

KURBAN BAYRAMI

Kurban bayramı kutladık,
Çikolata –şeker topladık,
Arkadaşlarla oynadık,
Bayramları çok severim.

Annem, tatlılar yaptı,
Babam, bayramlıklar aldı,
Ablam, temizliğe daldı,
Bayramları çok severim.

Kurban, dini bayramımız,
Her yıl severek kutlarız,
Milletçe sevinip coşarız,
Bayramları çok severim.

İsmet KAYA

KARMA ŞİİRLER

Sakarya Şiiri

Sakarya

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;

Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.



Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;

Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.



Herşey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;

Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.



Akışta demetlenmiş, büyük-küçük kâinat;

Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!



Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,

Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;



Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.

Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?



Rabb’im isterse, sular büklüm büklüm burulur,

Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.



Eyvah eyvah, Sakarya’m, sana mı düştü bu yük?

Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük! ..



Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!

Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?



İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;

Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal.



Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;

Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan;



Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an;

Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!



Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;

Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?



Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;

Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?



Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?

Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!



Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;

Sakarya, kandillere katran döktü geceler.



Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,

Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!



İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;

Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.



Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;

Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?



Kafdağı’nı assalar, belki çeker de bir kıl!

Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!



Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun,

Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!



Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;

Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!



Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;

Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!



Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;

Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz!



Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;

Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..

KARMA ŞİİRLER

Doğadaki Evren Şiiri