Hedef Kızıl Elmadır
Oğuz'dan gelir soyum
Cenkciyim budur huyum
Hedefim belli duyun
Hedef Kızıl Elma'dır.
Türkçüyüz, Turancıyız
Türklüğün inancıyız
Düşmanlara sancıyız
Hedef Kızıl Elma'dır.
Söz vermiştik Kürşat'a
Hizmet bekliyor Ata
Ötüken'den beri ta
Hedef Kızıl Elma'dır.
Bu böylece biline
Selam Turan iline
Kurban olam diline
Hedef Kızıl Elma'dır.
Kundaktaki bebekler
Şehitler bizi bekler
Yıldıramaz köpekler
Hedef Kızıl Elma'dır.
Tüm dünya bunu bile
Bitecek tasa, çile
Allah'ın izni ile
Hedef Kızıl Elma'dır.
Emridir Türkeş Bey'in
Türkler geliyor, deyin
Tez zamanda bekleyin
Hedef Kızıl Elma'dır.
Mahsun kalmasın yurtlar
Dağlar, zirveler, sırtlar
Doruklarda Bozkutlar
Hedef Kızıl Elma'dır.
İsmail MALATYA'yım
Elimde okla yayım
Zafer olacak payım
Hedef Kızıl Elma'dır.
İSMAİL MALATYA 25/01/2020 CUMARTESİ-İSTANBUL
Abdulkadir Nur GÖRDÜK Şiirleri
Henüz Yorum Yazılmamış.
İlk Yorumu Siz Yazabilirsiniz.
Yolculuk Vakti
Buğulu gözlerdeki ıslaklığın nedeni,
Mey ile meyhanede, hemhal olan sakidir.
Yorgunlukla dinlenen, bu mecalsiz bedeni,
Sonsuz yolculuklara, hazırlama vaktidir.
Bir ağaç gölgesinden, geçen atlının izi,
Ecel denen durağa, insanlar dizi dizi,
Kısacık bir ömürle, çağırıyorken bizi,
Ebedi yolculuğa, giden tren vaktidir.
Ömür sermayesinden, düşen takvim yaprağı
Birer, birer eksilir özlemişken toprağı
Issız bir kasabada, kimsesizler sokağı
Sükunet limanına, kalkan gemi vaktidir.
Bir ışık, bir karanlık beyhude geçen günle,
Açılan tomurcukla, filizlenen sürgünle,
Huzur dolu, bembeyaz gelinlikli düğünle,
Uzaktaki sevgiliye kavuşmanın vaktidir.
Abdulkadir Nur GÖRDÜK
Ğeribler Kenti
Seni gördüğümde, içerim yanar,
Seslenirem sana, sen ağlama yar,
Kurumuş Anzele, Hamravat, pınar,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Anlatsam geçmişi, zaman yetmiyor,
Gülistan kalmamış, bülbül ötmüyor,
Hiçbir belde senin yerin tutmuyor,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Ben u sen karanlık, Hançepek ıssız,
Bağları virane, bağbanı sessiz,
Hem eşi, dostu yok, hem de çaresiz,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Gazi köşkü mahzun, güz akşamında,
Şad akmıyor Dicle nehri, yanında,
Mardinkapı şen olmuyor sonunda,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Kırklardağı diye bir yer var mıdır?
Hevsel bahçaları tarumar mıdır?
Belli değil, kış mıdır, bahar mıdır?
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Saraykapı yıkık, sokakları dar,
Aslanlı çeşmenin yerinde duvar,
Gazel olmuş, dağda duman yeri var,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Ne Yenikapıda kalmış atlılar,
Ne fincanı durur, ne etrafı var,
Dillere takılmış, vallahi o yar,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Ne meclisi kalmış, ne âlimleri,
Ne ipek şalları, ne kilimleri,
Memleket unutmaz, o zalimleri,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Dörtkapıdan, kimler girmiş buraya,
Taşı gibi rengi çalmış karaya,
Derman imiş, meyankökü yaraya,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Komşular darılmış, bizlere küsmüş,
Eyvanda cümbüşlü, fasıllar kesmiş,
Baharın nesimi, başka tür esmiş,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Çay önünde vardı, karpuz bostanı,
Kara hübür bitmiş, kalmış yabanı,
Ğeriblerle dolmuş, şehrin her yanı,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
İçkale hıraba, kopmuş kapısı,
Merhametsiz elde, çökmüş yapısı,
Kalplere kazılı, gerçek tapusu,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Ağlayan gözümde, yaşım kan oldu,
Fiskayaya baktım, içim yan oldu,
Seni seven, inan yarım can oldu,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Şark bülbülü Celal, yaş destanında,
Anlatmış hayatı, hayal sonunda,
Yatacağız bir gün, senin koynunda,
Bu şehir saniyam, Diyarbekir’dir.
Saygılarımla.
Haziran_2010
Ecz. Abdulkadir Nur GÖRDÜK
Abdulkadir Nur GÖRDÜK
Hayat Arkadaşım'a
Hem dostsun bana, hem ebedi sevgili.
Gönlümün gören gözü, konuşan dili.
Aşılmaz engellerde gücüm, tesellim,
Umudum, çarem hem ruhumun kandili.
Ocak__2009
Ecz. Abdulkadir Nur GÖRDÜK
Abdulkadir Nur GÖRDÜK