SeLiM ÇoK GüZeLLL...
Dün Akşam
Dün akşam yine yıldızları seyrettim,
Yine seni gördüm o yıldızlarda.
Dün akşam yine bir isyân ettim
Seni benden ayıran bu hâin zamana.
Uğraştım, bir türlü uyuyamadım,
Bir türlü uyku girmedi gözüme.
Sonuna kendimi tutamadım;
Feryâdım yükseldi, tâ gök yüzüne.
Sokaklara düştüm senin yüzünden,
Uykuyu unuttum, bir serseri misâli.
Tükenmek bilmez bu sevgin yüzünden
Ateşlere saldım bu yüreğimi.
Anladım: Sensiz yüzüm gülmeyecek,
Sensiz, görmeyeceğim ben güneşi.
Belli ki ömrüm pek uzun sürmeyecek;
Ne de olsa ayrılık, ölümün ikiz kardeşi.
Ahmet YANIT Şiirleri
Yazılan son 1 yorum gösteriliyor.
İçerikle ilgili 1 yorum yazılmış.
Benzer Ahmet YANIT Şiirleri:
Kararım kesindi bu kez;
Bu kez kesin gitmeliydim…
Bir elimde bavulum,
Diğerinde harcanmış umutlar,
Yakılmış mektuplar;
Sırtımda mahzun çehreli bir ceket,
Zihnimde, yaşanan onca yılı harab etmiş
Anlık bir cinnet…
Kararım kesindi bu kez;
Bu kez kesin gitmeliydim…
O orada otururken öylece,
Gözleri çakılıyken sisli bir meçhûle;
Elleri titrek, dilleri lâl,
Boğazında demirden bir kelepçe…
Bende yürek ağrısı bir pişmanlık,
Dağlar sırtında bir yalnızlık,
Semalar dolusu karanlık…
Yürüdüm gözlerim kapalı,
Ellerini tutan ellerim yaralı…
Kararım kesindi bu kez;
Bu kez kesin gitmeliydim…
Yerde, deminki kavgadan artakalan,
Her zerresi inleyen cam kırıkları.
Yerde hayâller, yerde umutlar;
Yerde anılar, yerde yarınlar…
Yerde deminki kavgadan artakalan,
Her zerresi inleyen yürek kırıkları…
Yürüdüm kapının eşiğine,
Yürüdüm, meçhûle giden gemilerin kalktığı
O küflü, o en eski iskeleye…
Kararım kesindi bu kez;
Bu kez kesin gitmeliydim…
Ahmet YANIT
Sen; sebebi gönül yangınımın alevlerinin
Sebebi sensin, kurduğum tüm cümlelerin.
Yokluğunun boşluğunda hep gezinir durur
Söyle, daha ne kadar boş kalacak ellerim.
Bil ki, hep sana hitap; sanadır tüm şiirler
Gittin, boğazı düğümlendi, cânım dizelerin.
Bir meçhûlden gözüken hayâlin bile eksiltili
Sen bilinmeyen, sen ömrümün gizli öznesisin.
Fikirler anlamsız, nedendir, konu sen olunca
Dili tutuluyor, bildiğim o esrarlı kelimelerin.
Yâr! Güzelliğini bile niteleyemedi sıfatlar
Hakkı yok, yerine geçmeye hiçbir zamirin.
Ben bu denli vurgunken, böyle yanarken sana
Şimdi hangi dizeye sığar söyle, tarifi sevgimin.
Ahmet YANIT
İnce bir sızı var benliğimin ücralarında
Söylesene yâr! Nasıl unutsun bu gönül seni?
Senin yaktığın ateş dolaşır hücrelerimde
Söylesene yâr! Nasıl unutsun bu gönül seni?
Sensizlik her günümde keder, her anımda matem,
O nazlı hayâlin gözümü ilişiyor her dem,
“Ben unuttum.” demek bile hatırlamaktır madem,
Söylesene yâr! Nasıl unutsun bu gönül seni?
Şimdi “Meçhûl”e döndü, “Sevda” diyarımın adı,
Yüzümde tebessümün, inan, izi kalmadı,
Hâlâ damağımdayken o dudaklarının tadı,
Söylesene yâr! Nasıl unutsun bu gönül seni?
Hep sana çıkıyor, uğradığım bütün sokaklar,
Gecenin büyüsünde, mehtapta bile yüzün var,
Dilimde ayrılığa isyan, içimde volkanlar…
Söylesene yâr! Nasıl unutsun bu gönül seni?
Ahmet YANIT