Ey Şiir
Ey şiir bükme boynunu
Kanımla sulayım seni
Zalime açma koynunu
Koynuma alayım seni
Saçlarına takılayım
Büklüm büklüm büküleyim
Gerdanına döküleyim
Sevdaya salayım seni
Şu dağların maralı ol
Kırk yerinden yaralı ol
Böyle bahtı karalı ol
Bahtiyar kılayım seni
Oy yanayım
Oyy yanayım
Yedi renge boyanayım
Bir kâbustan uyanayım
Yanımda bulayım seni
Çiçekli dallara benze
Kavuşan yollara benze
Sevdalı kollara benze
Boynuma dolayım seni
Erdal Ercin
Erdal ERCİN Şiirleri
Henüz Yorum Yazılmamış.
İlk Yorumu Siz Yazabilirsiniz.
Yanmışım
Yüreğimi bir zalime sunmuşum
Diz çöküp el açıp aman diyerek
En kötü günümden yarar ummuşum
Döner devran gelir zaman diyerek
Günlerce susmuşum
Ölüler gibi
Herkese küsmüşüm
Deliler gibi
Çile doldurmuşum
Veliler gibi
Yamanmış bu sevda yaman diyerek
Mecnunum
Leylasız çöle düşmüşüm
Bülbülüm
Vefasız güle düşmüşüm
Ateşe düşmüşüm
Küle düşmüşüm
Yanmışım
Hallerim duman diyerek
Erdal ERCİN
Sevgili
Fırtınalar önünde yelken kürek bırakıp
Girdiğim limanlarda dalgakıran sevgili
Korktuğum gecelerde aşk ateşini yakıp
Yanıbaşımda bir dağ gibi duran sevgili
Ey
Susamış gönlüme nehirler gibi akan
Her rüzgâr estiğinde başka bir bahar kokan
Dermansız yüreğimi sıkıp sıkıp bırakan
Kanı damarlarımda dolaştıran sevgili
Gözlerimin ışığı
Dizlerimin ferisin
Soframın duru suyu
Ak alnımın terisin
Sağ omzumun üstünde sevap yazan perisin
Başımdan her belâyı savuşturan sevgili
Erdal ERCİN
Ben Öldüm
Dün beni Irak’ta vurdular
Alnımın ortasından vurdular
Demokratik bir tüfekten çıkan
Özgürlükçü bir kurşunla vurdular
Akşamüstüydü
Siyah bir torba vardı elimde
Pide götürüyordum iftar için
Başım dikti
Ve sağlam basıyordum yere
Eylem hazırlığında
Bir direnişçi olduğumu sandılar
Dün Afganistan’da kellemi uçurdular
Beni diz çöktürdüler
Ve arkamda sıra sıra durdular
Allah diye diye vurdular
Onlar gibi değilim diye yaptılar
Başkalarına ders olsun diye yaptılar
Kanıma boğdular bedenimi
Dün Etiyopya’da yüz üstü düştüm
Bir kabileli kurşunuyla düştüm
Toprağa bulanan yüzüm ağardı
Henüz kodlanmamış bir virüs dolaşıyordu kanımda
Ve üç gündür amansız bir gurultu karnımda
Emekleyen bir çocuk gibi
İki büklüm düştüm
Öylece kaldım
Dün Kuzey Kutbunda okyanusa battım
Kayığımı batırdılar
Av mevsimi değildi
Akşamdan aç yatırmıştım çocukları
Kendim aç yatmıştım
Sabah erken çıkmıştım balığa
Bıçak gibi kesildi soluğum
Boğulmadan önce dondum
Dün beni Gabar’da pusuya düşürdüler
Sırtımdan hançerlediler
Kalleşçe kustular kurşunlarını
Al bayrak gibi dalgalandım ilk önce
Ve bir dağ gibi yıkıldım yere
İnsan
Küllerinden doğan bir kuş değildir
Denize savrulan bir taş değildir
Ve asla milyarlar içinde bir baş değildir
Bir ana doğurmuştur insanı
Sevgiyle
Emekle
Kanla
Canla yoğurmuştur
Dün nerede birini vurdularsa
Göçüp gitti bir yerleri içimin
Dün nerede vurulduysa biri
Ben öldüm
Erdal ERCİN