Saat yine dört elli
İkindi güneşi iğde ağaçlarına vurur
Hasret usul usul sokulur pencereden
Tükenmez anılar duvarlarda asılı,
Canlanır fotoğraflar iğde ağacı gibi aslında gölgesi.
Bülent
Bülent (1)
Günün yüzü görünmüyor
Bir fidan kurur mu ilkbaharda
Taştan duvarlar çatlamış
Zemheri vurmuş çiçeklere
Nerden bulursun beyaz çiğdemi.
Günün yüzü nerededir kim bilir
Hangi kime şatafatlıdır
Çocukken de görmedim ya
Hep merak etmişimdir üşümemek nasıl
Tertemiz yaşam.
Yıldızları seyretmek denizi uçurtma yapmak yaşamak bu olsa gerek.
Güneşin doğuşunu izleyenler varmış güneş tam tepede sarı sıcakken günün yüzü gözükmüyor.
Bülent
Bülent (1) Şiirleri
Henüz Yorum Yazılmamış.
İlk Yorumu Siz Yazabilirsiniz.
Saat yine dört elli
İkindi güneşi iğde ağaçlarına vurur
Hasret usul usul sokulur pencereden
Tükenmez anılar duvarlarda asılı,
Canlanır fotoğraflar iğde ağacı gibi aslında gölgesi.
Bülent
Bülent (1)
Günün yüzü görünmüyor
Bir fidan kurur mu ilkbaharda
Taştan duvarlar çatlamış
Zemheri vurmuş çiçeklere
Nerden bulursun beyaz çiğdemi.
Günün yüzü nerededir kim bilir
Hangi kime şatafatlıdır
Çocukken de görmedim ya
Hep merak etmişimdir üşümemek nasıl
Tertemiz yaşam.
Yıldızları seyretmek denizi uçurtma yapmak yaşamak bu olsa gerek.
Güneşin doğuşunu izleyenler varmış güneş tam tepede sarı sıcakken günün yüzü gözükmüyor.
Bülent
Bülent (1)
Bilemedik bir türlü,
Sokaklar mı kirli ovalar mı?
Yüzümüz kirli bizim bilemedik,
Topraktan mı çiçekten mi?
Sevgiler yönünü döndü
Dağlar ağır geldi kuşlar öteden uçtu.
Yüzümüz kirli bizim
Çamura bulanmış gibi soğuk gibi.
Değer miydi temiz yüzler için kan gölüne girmek
Değer miydi güneşte yürümek.
Değerse yüreği sancılı bir çocuğa bizim yüzümüz kirli kalsın.
Bülent
Bülent (1)