sulo kardeşim bu şiirin üzerine daha bir şey söylemeye gerek yok. Aleme ibret olsun insanlar okusun da ders alsın daha ne diyeyim.......sevgiler
İnsafsız
Haber geldi yârenden, yâr elinden
Bir daha buralara gelmez, gelemezmiş.
Bir parça göndermiş güllü mendilden,
Artık gözyaşı silmez, silemezmiş
Ele güne çıkmaz, çıkamazmış.
Demiş ki :“Görsün Mecnun’u, Kerem’i
Tatsın hele bir kanseri, veremi,
Ferhat bile bulamamışken Şirin’i..”
Tabipler toplanıp gelse yanıma,
Yardan gayrı ilaç bulamaz yarama.
Mecnun çölde çaresiz, Ferhat dağda,
Leyla kumda gizli, Şirin hülyada.
Onun gibi insafsız yok dünyada
Elimde gül beklerim gündüz gece,
Yâri anlamak zor, sanki bilmece.
Seyhani söyler sözü, vurur saza,
Yâr hâlâ kendini neden çeker naza,
Pişman olmak için lâzım mı kaza,
İsmini okur kalbim hece hece,
Elimde gül beklerim gündüz gece
Âşık SEYHANÎ Şiirleri
Yazılan son 1 yorum gösteriliyor.
İçerikle ilgili 1 yorum yazılmış.
Benzer Âşık SEYHANÎ Şiirleri:
Uçun, gün sizin, uçun!
Ta oraya, uzaklara..
Bak!.. Kucak açmış bekler,
Mor çiçekler…
Ha!.. Durun biraz, bekleyin,
Konuverin şuracığa.
Sahi niye gelmiştiniz siz?
Hemen de gidiyorsunuz.
Öpecektiniz ya hani,
Tek tek, renk renk çiçekleri.
Koklamayacak mıydınız,
Kekikleri, sümbülleri?
Yoksa, şu arılar var ya,
Özleri emen arılar...
Onları mı kıskandınız?
Biliyorum, darıldınız;
Sevmeyi bilmeyene,
Seveni hor görene,
Sever gibi görünene
Aldandınız..
Sahi niye gelmiştiniz siz?
Hemen de gidiyorsunuz.
Oysa güzelim çiçekler,
Birilerini bekler.
Uçun kelebekler, uçun!
Çiçekler sizleri bekler.
Âşık SEYHANÎ
Uyu İstanbul, uyumana bak sen!
Sen uyanırsan,
Tüm dertler uyanır,
Acılar uyanır.
Yürekler dayanmaz
Bulutlar boşalır.
Sen uyanırsan bir kez daha ölür fakir
Zengin keyif sürer, gariban olur hakir,
Bir ölümdür bir de uyku dertlere deva
Çekmesin diye felek sefa
Uyu İstanbul, uyumana bak sen!
Çekilsin sokakların gürültüsü,
Bitsin gariplerin çilesi
Kesilsin hastaların iniltisi,
Uyu İstanbul, uyumana bak sen!
Sen uyurken fakir de bir zengin de,
Bekâr da bir evli de...
Veli de bir deli de…
Uyu İstanbul, uyumana bak sen
Seyhanî için için ağlar
Hastaya ağlar, dertliye ağlar,
Yalvarır yakarır çareyi Allah’a bağlar
Uyu İstanbul, uyumana bak sen.
Sakın yanlış anlama,
Sevgiyi, neşeyi çekemiyor diye.
Yıllar yılı kader bize niye gülmez niye?
Mutluluğu bir kez rüyada görelim diye
Uyu İstanbul, uyumana bak sen!
Âşık SEYHANÎ
Zamanının kaçındasın, neyin başındasın?
Hayâllerin mi, gerçeğin mi telaşındasın?
Umarım ki fark edilmeyenin farkındasın,
Bil ki: saat işler, zaman geçer, ömür biter!
Hayatımıza iki meçhul bağ örülür,
Biri yanlışa sürükler, biri doğruya götürür.
Hangi yoldan gidilirse gidilsin, görülür:
Bil ki: saat işler, zaman geçer, ömür biter!
Umduğun aşa, ummadığın başa gelince,
Akıl başa gelip akla karayı seçince,
Anandan emdiğin süt burnundan gelince,
Bil ki: saat işler, zaman geçer, ömür biter!
İnsan evladı kendini tanır, hakkı tanır,
Haksızlıkta, zulümlerde kendinden utanır,
Her damla gözyaşında, kanda sonuca varır:
Bil ki: saat işler, zaman geçer, ömür biter!
Seyhanî söyler, ister kulak as, ister asma,
Güzeli görmezsen bile güzele kin kusma!
Aslını bil, doğruyu bul, yanlışlara susma!
Bil ki: saat işler, zaman geçer, ömür biter!
Kaçınılmaz misafir kapına vurduğunda,
Bülbül susmağa, karga ötmeğe durduğunda,
Eller dizlere, kazma toprağa vurduğunda,
Bil ki: saat durur, zaman durur, ömür biter!
Âşık SEYHANÎ