Eğitim Sitesi

İşgal Şiiri

İşgal

İŞGAL

Sözcükler sendel sündel
Şiirlerde içerik sendel sündel
Sözcükler kırma
Biz sendel sündel yaşıyoruz
Her yer işgal altında
Kumsallar hapsedilmiş
Tel örgülerle
Ben hapsedildim tel örgüsüz
Hasretim denize
Sular işgal altında
Eğitim paran kadar
Paran kadar sağlık
Param Amerika haritası
Param işgal altında
Köşe başını tuttu marketler
Oteller kıyıları
Bütün öyküleri yazılmış halkın
Bütün şiirleri söylenmiş sanki
Beğenmez şiirin Firavunları
Düşüncem işgal altında
İşgal altında ekran
Gazete köşeleri işgal altında
İşgal edilmiş partiler, dernekler
Demokrasi işgal altında
Biliyor musun?

SAPACALI BEKİR YAŞAR

Bekir YAŞAR Şiirleri

  

Uğur Soyer Saygı değer Bekir Yaşar abicim çok muhteşemsin yaa yüreğinize sağlık. Saygılarımla selamlar

Kazım ŞEKERCİ Sayın Bekir Bey çok güzel bir tespit yapmışsınız ellerinize sağlık.

Yazılan son 2 yorum gösteriliyor.

İçerikle ilgili 2 yorum yazılmış.

Benzer Bekir YAŞAR Şiirleri:

İyi ki Şehre Göçmüş Gelmişiz

İYİ’Kİ ŞEHRE GÖÇMÜŞ GELMİŞSİZ

Köyde perişandık, yolsuz okulsuz
Zordu yaşantımız parasız pulsuz
Çocuklar üşürdü, yorgansız çulsuz
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Neler bilmiyorduk, neler öğrendik
Şartlar sıktı, biz ölmedik, direndik
Lunaparkta uçağa bile bindik
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Ne harman derdi var ne de değirmen
Hanım dedi artık hamur yoğurmam
Yeter artık çocuk mocuk doğurmam
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Oğlan sporkolik, derdi hakemlik
Kızın rüyasını süsler mankenlik
Herkes bir yol buldu yok senlik benlik
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Yok artık derdimiz sapla samanla
Kirlenmez giysimiz tozla dumanla
Mevlidimiz CD’deki imamla
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Bizim hanım çiçek gibi açıldı
Bir derneğe başkan bile seçildi
Ara sıra kokteyl verdi içildi
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Kayın peder hasta, ölürse yandık
Önce çok düşündük, sonra uyandık
Hemen gittik mahkemede boşandık
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Çünkü burada boşanmalar doğaldı
Namus, erdem, eskimiş bir masaldı
Serveti, maaşı hep bize kaldı
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Okeyde mokeyde zirveyi aştık
Kültürde bilgide dolduk ve taştık
Birazcık ta siyasete bulaştık
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Kural koyduk kurallara uymadık
Stadlarda yenilmeye doymadık
Her ay on kez milli kumar oynadık
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Ak donlarımızla daldık denize
Aval aval baktık birbirimize
Renkli gözlük aldık biz dedemizi
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Derneklere üye olduk parayla
Hepisine gidiyoruz sırayla
Çekilişler düzenledik kurayla
İyi ki şehre göçüp gelmişiz

Herkes bir araba alı getirdi
Kimi süremedi geri götürdü
Anam sattı Yutarbank’a yatırdı
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Huzur mu yok, huzurevi yetişti
Torun kaçtı şefkat evini seçti
Tarla tapan hepsi elden gitmişti
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Çocuklar tembel mi özel dersane
Başın mı ağrıyor özel hastane
Kent yerinde her şeye var bahane
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Babam dişlerini altın taktırdı
Bir de gitti tarot falı baktırdı
Gönlünü bir nataşaya kaptırdı
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Kuzen gitti bir yerlerin deldirdi
Ninem kırışıklarını gerdirdi
Bronzlaştı, solaryumlara girdi
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

Kurmuşlar her yere emperyal pusu
Sapacalı bile gördü mebusu
Hiç mebustan farkı da yok doğrusu
İyi ki şehre göçmüş gelmişiz

SAPACALI BEKİR YAŞAR

Bekir YAŞAR

Kentin İnsanı

KENTİN İNSANI

Şu bizim kent denen yerin insanı
Gönlünce bir güzel yaşar da gider
Sıkışsa bir yerde küçük suyundan
Bir tenha duvara işer de gider

İstemez tanrıdan bir evlat daha
Yetmiyor maaşı artıyor paha
Aklından geçerse bir avrat daha
Kırk yıllık eşini boşar da gider

Kırmızı ışıkta durmuyor çakal
Artık veresiye vermiyor bakkal
Oyun oynayacak kapalı lokal
Okkalı bir küfür döşer de gider

Ona ne çocuklar sokakta yatsa
Şirket iflas etse bankalar batsa
Belediye iftar koli dağıtsa
Bir çuval kapar, koşar da gider

Bir yıl hayın haylaz gezer dolaşır
Tartışmayı sevmez hemen damaşır
Ramazan tükenir Kadir yanaşır
Hocanın peşine düşer de gider

Hiç karşı gelmezsen bildiklerine
Sen de kıs kıs gülsen güldüklerine
Eğer göz yumarsan çaldıklarına
Akşamüstü eve şişer de gider

Sapacalı işte bizde kent budur
Çocuğunu kolejlerde okutur
Parkta çimler solgun, ağaçlar bodur
Kentli bu gidişe şaşar da gider.

SAPACALI BEKİT YAŞAR

Bekir YAŞAR

Kına Yakın

KINA YAKIN

Habil ve Kabil’le başlar ilk kavga, ilk cinayet
Göksel bir kitabe yontuldu beyinlere
Sonu hiç gelmeyecek korkarım bu vahşetin
Karanlıklar yazıyorlar bilerek
Unutturmak için her şeyi
İbadet hazzıyla ibadet gibi sürekli
Yarasalar bile gördü gerçeği
Aydınlar göremedi
Her eli silah tutan yazar
Her eli kalem tutan avcı oldu
Bir şeyler yazdı, sildi, karaladı
Bir şeyler çaldı kalemiyle
Barıştan, mutluluktan, eşitlikten
Her eli kalem tutan bir şeyler ekledi savaşa, sömürüye
Bitmesin diye ezinç
Yenilgi = mağlubiyet uğursuzu
Yengi = galibiyet, zafer, utku.
Çoğalt sonsuz sayıda
Kalem zaferler kutsadıkça
Fatihler ilahlaştı
Fetih işgaldi
Oysa fatih katil
Bağdat düştü aydınlar, Bağdat düştü!
Kutsadı kanı, kiri kalem
Kalem kustukça kustu ak kâğıda
Irzına geçildi kadının
Irzına geçildi barışın
Kalemler kadeh tokuşturdu
Çocukların kanı içildi
Bağdat düştü, gözünüz aydın!
Kına yakın her yerinize

SAPACALI BEKİR YAŞAR

Bekir YAŞAR

İşgal Şiiri