Memleket
Uzaktan sevme beni.
Cesaretsiz,
Ürkekçe olmasın aşkın.
Ben senin memleketinim.
Ben senin baba ocağın.
Soğumuş olsa da duvarları,
Sımsıcak yuvan.
Ben varlığının nedeni,
Ben , sen olmuşum.
Sen de, ben sanki…
Doğduğun, doyduğun,
Var olduğun toprağın,
Memleketin havasını solumak,
Koynunda sabahlamak,
İnsanıyla paylaşmak varken,
Uzaktan sevmek ne demek?
Görevden,
Minnet borcundan,
Belki de kendinden kaçmak.
Hasret çekme azgın dalgalar gibi.
Özlemini rüzgarlara yükleme.
Sürükleme bulutları üstüme.
Yağmurlar ıslatmasın anılarını.
Dikili bir ağacın olsun bende.
Kuşlar tünesin daldasına.
Gölgesinde barınsın insanlar,
Salıncak ol çocuklara,
Lunapark ol, meyve ol..
Kuru sofralara katık ol.
Eller duaya kalkarken, seni ansın.
Durdukça hep ismin hatırlansın.
Bohçan dolu olsun, sona yürürken.
Paylaşıma bir çivi çak.
Bakarsın birler çoğalır.
Onlar, yüzler olur zamanla.
Şimdilik sadece bir..
Sana yakışan..
Seni anlatan..
Seni hatırlatan gibi olsun..
Yalnız sana ait olsun.
Bendeki eser.
Yalnız sana….
Saygılarımla
Mart_2009
Ecz. Abdulkadir Nur GÖRDÜK
Abdulkadir Nur GÖRDÜK Şiirleri
Henüz Yorum Yazılmamış.
İlk Yorumu Siz Yazabilirsiniz.
Şehidin Bayramı
Makamına yürürken, on binlerle beraber
Herkes ayakları üzerinde, sen ise el.
Kara haber ulaşınca anaya, yavukluya.
Yürekler dağlanıyor, gözyaşları da sel.
Yiğidim, girdin özlediğin toprak bağrına
Ölümle randevusu vardı, fidan bedenin.
Merminin deldiği yer, şeref madalyasıdır.
Sevgiliden ayrılıp, dosta yalnız gidenin
Bugün bayram sabahı, aslan parçası,
Namaz sonrası geldim, bak mezarına.
Soğuk taşı yıkayan annenin duyguları
Okşayıp, koklayarak yel üfürür narına.
Kutlu olsun bayramın, bekle bizi orada
Sıramız geldiğinde umarım yanındayız.
Çiçeklerin sulandı, temizlendi otların.
Rahat uyu ki bizler, Şehit vatanındayız.
Bu mubarek mertebe, herkese şamil ise
Toprak koynunda yatmak, aynı ana kucağı.
Yürürken Tanrısına, üstünde kan elbise
Bir elinde bayrak var, bir elinde bacağı.
Peygambere komşuluk, çoğuna nasip değil
Gösterdin heybetini, ölüme gülenlerle.
Cesaretin, sonsuza dek yükselirken sema ya,
Şeref duyacak mahşer, kefensiz gelenlerle.
Parsa toplayanlar varsa, dökülen kandan
Zannederler bu ateş, onları yakmaz.
Görev sırası gelip, yola çıkmayanlardan
Allah sorar hesabını, karşılıksız bırakmaz
Abdulkadir Nur GÖRDÜK
Aklım Almıyor
Ellerini Alıp Gittin Elimden
Düşmez Oldu İsmin Dilimden
Aşkınla Dolu Şu Yüreğimden
Umarsızca Gidişini Aklım Almıyor
Gözlerim Elimdeki Resmine Dalmış
Yüreğimin Bir Yarısı Sende Kalmış
Kalbim Günlerce Hasretinle Yanmış
Beni Dertlere Salmanı Aklım Almıyor
Feryad Ederim Kimseler Duymaz
Ne Yapsam Da Asla Sensiz Olmaz
Unutma Kalbin Ahı Sende Kalmaz
Bana Bu Ettiklerini Aklım Almıyor
Baş Koymuştum Ben Bu Aşkın Yoluna
Göze Almıştım Herşeyi Senin Uğruna
Dayanmıyor Artık Yüreğim Yokluğuna
Beni Hasrete Koymanı Aklım Almıyor
Veda Ettin Bana Seviyorum Derken
Nasıl Bitti Aşkımız Bunca Severken
Yakışmadı Ki Bize Ayrılık Daha Erken
Bir Elvedaya Sığmayı Aklım Almıyor
Abdulkadir Nur GÖRDÜK
Müşkülat
Aşk elinden köz misali, yanar ocağım külsüz.
Neye yarar güllerin, kokar mı hiç bülbülsüz.
Bazen kırağı çalar, bazen ayaz vursa da,
Gönlümde sıcaklığın, dertli ama müşkülsüz.
Şubat- 2009
Ecz. Abdulkadir Nur GÖRDÜK
Abdulkadir Nur GÖRDÜK