Senin İle Başım Dertte
Seninle başım dert de benim;
Yazın başka, kışın başka yar.
Ne söylediğin belli değil;
Sözün başka, sazın başka yar.
Rüzgar olup esmiyorsun;
Yağmur olup düşmüyorsun!
Benim gibi sevmiyorsun:
Özün başka, yüzün başka yar.
Gam gasavet yüreğimde!
Esir kaldım gözlerinde yar.
Yürüyorum hala izlerinde;
Yolun başka, izin başka yar.
Yaşanmıyor sensiz bu şehirde!
Kul Okyay'ım düşmüş derde;
Aynı telden ama ayrı perde:
Hayal başka, gerçek başka yar.
Hanifi OKYAY 02.11.2017 / 09:09:
Hanifi OKYAY Şiirleri
Henüz Yorum Yazılmamış.
İlk Yorumu Siz Yazabilirsiniz.
Emmioğlu
Zaman mı değişti yoksa insanoğlu mu?
Biz ne olduğumuzu unuttuk be emmioğlu.
Çağ mı atladık yoksa geri mi gittik!
Biz kim olduğumuzu unuttuk be emmioğlu.
Yaban elde hemen tanışıp kaynaşır’idik;
Acı soğan ile kuru ekmeği bölüşür’idik,
birlikte ağlayıp birlikte güler’idik;
Şimdi bacı gardaş düşman olduk emmioğlu.
Ayıptır söylemesi herkes kuyu kazıyor;
Nimet çok geldi yiyip-yiyip de azıyor!
İnsanlar cin olmadan adam çarpıyor;
Hakkı hukuku unuttuk be dayıoğlu.
Herkes neşrediyor ne yiyip içtiğini
Bebeler kendisi giyiyor kendi seçtiğini
Cılız diye köylü bile biçmiyor ektiğini
Biz Rahman'a şükrü unuttuk be emmioğlu.
İnsan onuru satılık bir paket makarnaya!
Reçberimin yüzü yok! Gidemiyor tarlaya;
Sümüklü bu ne iğrenç bir şey diyorlar bamyaya
Biz kaderi kısmeti unuttuk be halaoğlu.
Abdest'i namazı -niyazı askıya aldık,
Kur'an-ı torbalayıp duvara astık;
Oruç'u zekat’ı kazaya sefere saydık:
Biz dini İslam-ı da unuttuk be emmioğlu.
Hiç saygı kalmadı ana ile babaya!
Çok menfaatler girdi gardaş ile araya,
damlar da yatar iken sımaz olduk saraya;
Biz aile bağlarını da kopardık be emmioğlu.
Nacizane birazcık dukundum gönül telinize.
Bir çareyim sığınmak istedim merhametinize.
Kul Okyay inanın muhtaç tatlı dilinize.
Biz sevgiyi, saygıyı da mı unuttuk be emmioğlu?
Hanifi OKYAY 27,03,2013 /14:30
Hanifi OKYAY
Bu Sene
Yüzümde ki tebessüm ile içim-içime sığmıyor;
Mutlaka bir şeyler olacak bu sene.
''Gribin hevesi kursağında kalır'' derler ama;
Kim bilir rüzgar’lar yön değiştirir bu sene.
Hayata ümit ile tutundum birinci ayın birinde!
Öyle ya güneş hala doğuyor benim üstüm de.
Ne kazandım bunca yıl kadere küstüm de;
Mutlaka ama mutlaka bir şeyler olacak bu sene.
Hep ''ümit fukaranın ekmeğidir'' dediler;
Ama ümit verenler hiç ekmek vermediler.
Belki de kaderi yazan kalemi hiç düşünemediler!
Belki o kalem bana bir şeyler yazmıştır bu sene.
Gözün yükseklerde değil, öyle havada uçmuyorum.
Ayaklarım yere basıyor, kim olduğumu biliyorum.
Ben ne istersem yalnızca Allah'tan diliyorum.
Bekliyorum bir şeyler olacak bu sene.
Belki kör talih gelip kapımı çalacak!
Belki de kim bilir toto-moto birşeyler vuracak.
Belki de Rahman yürü ya kulum deyip koşturacak;
Ama mutlaka-mutlaka bir şey olacak bu sene.
Kul okyay bilerek haddini hiç aşmadı,
Ne yanlışa saptı, bir de harama el uzattı.
Mülk'ün sahibinin Allah olduğunu da unutmadı;
Malik-el Mülk'ün vereceğini biliyor bu sene.
Hanifi okyay
10,04,2017 11:30
Hanifi OKYAY
Savurup Durur Yel Beni
Ben çekmezdim gurbet elin kahrını!
Diyar-diyar sürgün etti el beni.
Dünüp bakmaz'iken karlı dağına!
Muhanete muhtaç etti dil beni.
Göz koyarlar ekmeğime aşıma:
Dönüp-dönüp baktım gardaşıma!
Diyemem derdimi bir sırdaşıma;
Can evimden vurur-vurur yer beni.
Kader alıp beni, yabana saldı:
Gönül huzur için, hayale daldı!
Nazlı yardan bir umudum vardı;
Oda yerden yere vurdu-vurdu beni.
Kul Okyay'yım garip gurbet elde.
Bazen vaha da bazen çöllerde;
Dolanır dünya denen alem de!
Savurup duruyor yel beni-beni.
Hanifi OKYAY 03.01.2018 /14:30
Hanifi OKYAY