Eğitim Sitesi

Sensin Şiiri

Sensin

Diyorsun ki :”Bunlar ne güzel sözler…”

O sözleri bana yazdıran sensin.

Her sabah bu Mecnun yolunu gözler,

Gel ki, yüreğimde fırtına dinsin.



Yanık gönlüm seni nasıl sevmesin…

Sen gönül bahçemde bir gül gibisin.

Beni sevdiğini bileyim yeter…

Varsın, hiç kimseler beni sevmesin.



Uzaktasın bana bir yıldız kadar,

Ben, senin o parıltına vurgunum.

Geceme doğ yeter - sabaha kadar-

İsterse güneş ışığını vermesin

Turan AKBULUT Şiirleri

  

mustafa köse dayı baya güzel olmş :) herkeze slmlar allaha emanet ol

sedat çok iyi bir şiir yazmıssınız teşekkürler ederim.

SÜHEYLA Hocam ne diim BİTANESİNİZ!!!

Yazılan son 3 yorum gösteriliyor.

İçerikle ilgili 3 yorum yazılmış.

Benzer Turan AKBULUT Şiirleri:

Bu Şehirde

Kabına sığmayan su gibiyim bu şehirde

Kapları, testileri; hep kırmak istiyorum!

O güzel gözlerini her sabah gördüğümde

Seni sevdiğimi haykırmak istiyorum.



Bu sevda nasıl biter(?), inan ki bilmiyorum…

Şu sessiz feryadımı duymanı bekliyorum.

Saklamaktan usandım, dinle bak söylüyorum:

“Seni bu şehirde, herkesten çok seviyorum!”

Turan AKBULUT

Girdap

Hadi çık gel artık karanlıklar içinden

Gönlümdeki aydınlığa.

Ben ufkunda güneşler açtırayım,

Sen dolunay gibi doğ gecelerde.

Ben huzura ereyim mehtabının ışığında;

Sen kapkara denizlerde

Gölgene sığın.

Ne kelimeler kafidir

çıkarmaya gözlerinden gizemi,

ne kitaplar dolusu nesirler…

gel de açılsın artık hazanım,

goncalar güle dönsün.

gel ki,

ruhumdaki bu yangın

büyümeden sönsün.

Varlığın bir rüyadır

Beni alıp götüren.

İçimde kopan tufan

Alır gider ümitleri.

Bunca koştuğum kalır yanıma kâr;

Yazdığım her kelime

Beni buhrana sokar…

Dilensem alır mıyım bilmem

Gözlerinden sevdanı.

Yalvarsam ulaşır mı

Saltanatına yakarışlarım?

Bilmem,

Bu ateşlerde

Sen mi yanarsın,

Yoksa ben mi yanarım?

Ben hiç gömülmemiştim

Böyle çaresizlik batağına.

ruhum vaz geçmiyor mihrabından,

pencerenden kaldır artık

şu garip örtüleri….

bırak da dolayım gönül kabına,

yalnızlık elbiseni soyun da gel,

gel ki doyayım mehtabına…

nasıl anlatsın bu dil?

bu garip yürek nasıl dayansın?

ya dinsin ruhumdaki fırtına;

ya da bedenim bu ateşte yansın.

düştüğüm girdaplardan çıkar,

bir damla su uzat

kurumuş dudaklarıma,

firakımdan ellerin yansın.

tükensin efkârım soluklarında

umutlar birbaşka bahara kalsın...,


Turan AKBULUT

Bayrak Ve Toprak

Vatan denmez, bir milletin kanıyla ıslanmadıkça toprak!

Can verilmez, o kanların rengine boyanmadıkça bayrak!



Bir milletin namusu, şerefi ve haysiyeti bayraktır.

Hürriyeti hak etmeyen milletin, bayrağı da tutsaktır!



Ezelden iki kardeş gibi sarmaş dolaş, bayrak ve toprak,

Kan dökmeden kurtarılmaz bir vatan, yalnızca ağlayarak!



Bu vatan evlatları, bayrak için seve seve ölürler,

Ondan alır rengini, kabrini süsleyen kırmızı güller.



Onun kızıl koynunda buluşur gökteki hilal ve yıldız,

Işıkları, bu mukaddes toprağa vurup akseder yalnız.



Ey güzel bayrağım! Mahşere kadar gökyüzünde dalgalan!

Damarımda böyle aktıkça bu kan, ben gölgenden ayrılmam!

Turan AKBULUT

Sensin Şiiri