Eğitim Sitesi

Aslı Gibidir Şiiri

Aslı Gibidir

Bu şehre bakan gözlerim,

Bu şehir aslı gibidir.

Küfür med çağını yaşar

Bu nehir aslı gibidir.

***

Kurnalardan günah akar,

Vitrinler tüm şehvet kokar.

Beşi soyar,onu bakar...

Bu devir aslı gibidir.

***

Ham sözler var torba torba

İffetle barışmaz urba.

Makam kapmış nice zorba,

Bu seyir aslı gibidir.

***

Dalkavuklar peşrev okur,

Münafıklar fitne dokur.

İhanetler fokur fokur...

Bu zehir aslı gibidir.

***

Vaat cılk,vade maskara;

Çıra yak ta doğru ara.

Dokunsa da zülfiyare

Bu şiir aslı gibidir.

Abdurrahim KARAKOÇ Şiirleri

  

Bozoklu Harika...

BAKİ GEZGİN Saygı değer Abdurrahim Beyefendi bu güzel şiirinizi okuyunca çok duygulandım. Sizleri yürekten kutlarım. Selamlar sevgiler

Yazılan son 2 yorum gösteriliyor.

İçerikle ilgili 2 yorum yazılmış.

Benzer Abdurrahim KARAKOÇ Şiirleri:

Bayramlar Bayram Ola-ı

Güneş yükselmeden kuşluk yerine

Bir adam camiden döndü evine

Oturdu sessizce yer minderine



Kızı " bayram" dedi, yalınayaklı

Adam " Bayram" dedi tam ağlamaklı



Eli öpüldükçe içi burkuldu

Konuşmak istedi dili tutuldu

Güç bela ağzından bir " of" kurtuldu



Oğlu " Bayram dedi sırtı yamalı

Adam " he ya" dedi gözü kapalı



Düşündü kış yakın, evde odun Yok

Tenekede yağ yok, çuvalda un yok

Yok yoka karışmış: tuz yok, sabun yok



Avrat " Bayram" dedi eğdi başını

Adam " evet" dedi, sıktı dişini



Çalışsa ne iş var, ne cepte para

Dağ oldu içinde büyüyen yara

Dikti gözlerini karşı duvara



Takvim " Bayram" dedi, silindi yazı

Adam " öyle" dedi, bağrında sızı



Döndürse yönünü herhangi dosta

Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta

Aylar, yıllar, günler erirken yasta;



Yer - gök " Bayram" dedi ağzını açtı;

Adam " Bayram" dedi evinden kaçtı.

Abdurrahim KARAKOÇ

Anadolu Gezisi

Ter kokuyordu Çukurova tarlaları,

Irgat Türküleri duyuluyordu uzaktan;

Ekin biçiyordu yalınayaklı köy kızları

Elleri kabarıyordu oraktan



Gökbelen dağlarına yağmur yağıyordu;

Yetimler mahallesinde bir çocuk ağlıyordu



Kan kokuyordu doğunun çimenli yaylaları;

Silah sesleri geliyordu Şırnak'tan

Oğulsuz koymuşlardı ak saçlı anaları;

Tütünler tedirgin olmuştu ocaktan



Cilo dağlarında kamalaklar üşüyordu;

Garipler köyünde bir gelin düşünüyordu



Yosun kokuyordu Karadeniz'in mavnaları;

Oynak havalar dökülüyordu parmaktan

Buz gibi bir soğuk biçiyordu baharı;

Dal boylu gençler gidiyordu bıçaktan



Ilgaz dağlarında kurtlar uluyordu

Bekarlar kahvesinde bir adam uyuyordu



Şehvet kokuyordu Ege'nin bereketli ovaları;

Körpe bedenler soyuluyordu ahlaktan

Tedirgin etmişlerdi bizim havaları;

Yadırgı sesler geliyordu plaktan



Çatalkaya dağında kartallar dönüyordu;

Bir nesil yaşıyor, bir tarih ölüyordu.

Abdurrahim KARAKOÇ

Aşık Ali'ye Cevap

Önce selamına, aleykümselam

Şiirli mektubu aldım bilesin...

Borçlu kul koymasın cihanda Mevla'm

Yazıp cevabını saldım bilesin...

***

Gelen misafirin yeri başımdır;

Sormuşsun söylerim, dert yoldaşımdır

Sevgi; ruhum, madde; mezar taşımdır

Şekili manaya böldüm bilesin...

***

Giydim bir ateştir, aşkın örtüsü;

Sorulmaz ölçüsü, olmaz tartısı

Benim tek düşmanım küfür ordusu;

On beş sene kılıç çaldım bilesin...

***

Rağbetim olmadı şöhrete şana

Muhtacım her zaman ilmi irfana

Derime tuz sermek yakışmaz sana

Hem acıdım, hemi güldüm bilesin...

***

Hakikatin sırrı:Hükmü hakikat...

Makam söze sığmaz, mekan iki kat...

Dalıp tefekküre eyle tahkikat,

Yağdı Ab-ı Rahmet, doldum bilesin...

***

Kamil işi değil öğünmek, kibir;

Nimete şükür var, belaya sabır...

Arkada bol günah, önde dar kabir...

Temiz doğdum kirli öldüm, bilesin...

***

Doksan dokuz mağlup aşık yüz olsun;

Beni de say, gedik rakam düz olsun;

Hangi dersi vereceksen öz olsun

Kırk sene sınıfta kaldım, bilesin...

***

Bilirim doğmuşum ölmek üzere

Görevim doğruyu bulmak üzere...

Mahşerde imtihan olmak üzere,

Dünyaya ders için geldim bilesin

***

Severim, okşarım darılır sanma!

Vaktim az, yazmaktan yorulur sanma!

Daha derinlere inerdim amma

Aha burda karar kıldım bilesin...

Abdurrahim KARAKOÇ

Aslı Gibidir Şiiri