ceyda güzel ama hiçbir şiir NECİP FAZIL KISAKÜREK'in şiirlerinden daha iyisi olamaz
Beklemek
Sarıcadüzü'nde bir yığın toprak
Sulanır her sabah göz yaşlarımda
Mihriban,Mihriban uyan da bir bak
Hasret düğüm düğüm ak saçlarımda...
***
Ardıçlı dağlarda gene ay doğar
Akasya gölgeleri delik deşik
Bir pınar ağlar akşamdan sabaha dek
Yapraklar sallanır,ışıklar söner...
Büyüdükçe büyür içimde bir dert
Beklemek...
Abdurrahim KARAKOÇ Şiirleri
Yazılan son 6 yorum gösteriliyor.
İçerikle ilgili 6 yorum yazılmış.
Benzer Abdurrahim KARAKOÇ Şiirleri:
Yürüyen heykellerle aynı müzedeyim ben
Konuşan mumyaları,kimden söz edeyim ben
Fikren işkencedeyim,ruhen cezadayım ben
***
Korkaklığın sukutu kol geziyor her yerde
Sanki tek başımayım tek kişilik mahşerde
***
Putların gölgesinde dans eder akbabalar
Söz sokakta dolaşır öz zindanda çabalar
Atılan ucuz tafra selamlar merhabalar
***
En temiz topraklara gül eksem mantar biter
Yollar sırat köprüsü,durmak düşmekten beter
***
Kaybettim mesafeyi zamandan uzaklaştım
Sevgi diye sarıldım,isyanla kucaklaştım
Ne kendimden kurtuldum,ne kendime yaklaştım
***
Toprağın üstü mezar,zevke dalmış ölüler
Can sıkmaya yetiyor canlı kalmış ölüler
***
Fuhuş yuvası sanki en görkemli binalar
Çamur evlat doğurur taş yürekli analar
Resmen hak tevzi eder hakkı boğan canavar
***
Koşanlar,yarışanlar... dehşet ötesi dehşet
Akıl karaya vurdu,gırtlağı geçti vahşet
***
Meydanlar tıklım tıklım,caddeler salkım saçak
Kölelik histerisi yayılmış köşe bucak
Elli tane hokkabaz,elli milyon oyuncak
***
Müdür ve müdüriçe müzenin bekçileri
Aferine çalışır düzenin bekçileri
***
Mülkü kazanan ayrı,tasarruf eden ayrı
Hisseler neden farklı,hak hukuk neden ayrı
Hasta yaşar deniyor,baş ile beden ayrı
***
Mantık yürütmek yasak,itiraz eylemek suç
Neşe,eğlence cinnet... yatıp uyumak korkunç
***
Güvenmek aldanmaktır... ölçü-tartı izafi
Mert-namert,güzel-çirkin,eksi-artı izafi
Çoğunluğun cebinde kimlik kartı izafi
***
Kim kimdir?kim kim değil? Anlamak ve bilmek zor
Oynanan komediye gül diyorlar,gülmek zor
***
Figüran heykeller var kül tablası boyunda
Yediyüz göbek atar dakikalık oyunda
İşlenen her günaha kurtta ortak koyunda
***
Kalmışım ara yerde tozdayım dumandayım
Kirli bir mekandayım,iğrenç bir zamandayım...
Abdurrahim KARAKOÇ
Önce selamına, aleykümselam
Şiirli mektubu aldım bilesin...
Borçlu kul koymasın cihanda Mevla'm
Yazıp cevabını saldım bilesin...
***
Gelen misafirin yeri başımdır;
Sormuşsun söylerim, dert yoldaşımdır
Sevgi; ruhum, madde; mezar taşımdır
Şekili manaya böldüm bilesin...
***
Giydim bir ateştir, aşkın örtüsü;
Sorulmaz ölçüsü, olmaz tartısı
Benim tek düşmanım küfür ordusu;
On beş sene kılıç çaldım bilesin...
***
Rağbetim olmadı şöhrete şana
Muhtacım her zaman ilmi irfana
Derime tuz sermek yakışmaz sana
Hem acıdım, hemi güldüm bilesin...
***
Hakikatin sırrı:Hükmü hakikat...
Makam söze sığmaz, mekan iki kat...
Dalıp tefekküre eyle tahkikat,
Yağdı Ab-ı Rahmet, doldum bilesin...
***
Kamil işi değil öğünmek, kibir;
Nimete şükür var, belaya sabır...
Arkada bol günah, önde dar kabir...
Temiz doğdum kirli öldüm, bilesin...
***
Doksan dokuz mağlup aşık yüz olsun;
Beni de say, gedik rakam düz olsun;
Hangi dersi vereceksen öz olsun
Kırk sene sınıfta kaldım, bilesin...
***
Bilirim doğmuşum ölmek üzere
Görevim doğruyu bulmak üzere...
Mahşerde imtihan olmak üzere,
Dünyaya ders için geldim bilesin
***
Severim, okşarım darılır sanma!
Vaktim az, yazmaktan yorulur sanma!
Daha derinlere inerdim amma
Aha burda karar kıldım bilesin...
Abdurrahim KARAKOÇ
Bir ırmak tükenir,bir deniz gelir
Aklıma bir yerde biten iz gelir
***
Dalgalar kıyıyı dövse yanarım...
***
Bir gördüm gözümden gitmez bin sene
Bir an ki yorumu bitmez bin sene
***
Yağmurlar üstüme yağsa yanarım...
***
Beş ayrı zindanda kilitli gönlüm
Açılmaz zamanda kilitli gönlüm
***
Gecede yıldızım doğsa yanarım...
***
Ne duydum gölgenin serinliğini
Ne ölçtüm mezarın derinliğini
***
Ellerim toprağa değse yanarım...
***
Gördüm ki dağların başı çukurda
Hayret iş bilenin işi çukurda
***
Çiçeğim boynunu eğse yanarım...
***
Aradım ben beni buldum her yokta
Kainat içimde bir küçük nokta
***
Gönlüm kainata sığsa yanarım...
Abdurrahim KARAKOÇ