Mazide Kaldı
Akşamlar vardı eskiden
O akşamlarda insanlar çocuklar vardı
Masallar misaller anlatılır bilmeceler sorulurdu
Bazen bir taklit bazen harbiden bir şaka yapılırdı
Her şeyin tadı vardı o zamanlar
Ocakta kocaman bir kütük bir de sıcacık yürekler vardı
Bir çıra bir fener bir de gülen yüz aydınlatırdı
Büyükler vardı söz anlatır söz dinletir
Küçükler vardı söz söyletir söz işitir
O zaman dost yürekler vardı
Evler vardı kerpiçten kapı pencere tahta
Kırk kilitli çelikten değildi duvarlar
Kuzular da kurttan değildi o zaman
Çocukların bezden topları servi dalından atları
Tahta arabaları papatyadan taçları vardı o zaman
Çelik çomak oynarlar ip atlarlardı
Toz toprak içinde bahar kokan dağlarında
Çocukların çocuk gibi hayatları vardı o zaman
İnsanlar kalabalıklar içinde yalnız değillerdi
Arsızlıktan korkar hırsızlıktan utanırlardı
Hırlı ile hırsız ayrılırdı o zaman
Bir kahve vardı
O kahvenin de kırk yıl hatırı vardı o zaman
O zaman hayat vardı yaşamak vardı
Şimdi hepsi mazide kaldı
Mazide geçmişte kaldı bu zaman
Elif KAYA Şiirleri
Henüz Yorum Yazılmamış.
İlk Yorumu Siz Yazabilirsiniz.
Doğrusu
Ne analar gördüm eli ayağı öpülesi
Ne babalar gördüm kulu kölesi olunası
Ne atalar var uğruna ölünesi
Ne analar babalar var tenini toprak doyurası
Çocuk hasta olmuş hiç elini koymamış alnına
Hiç açmamış kollarını açabildiğince sarılsın ona
Hiç tutmamış elinden hadi bakkala gidelim
Hiç bakmamış üstüne başına yırtık ayakkabısına
Bunlar eskimiş mi ne yenisini alalım sana
Hiç atmamış kucağına bak bu çikolata senin
Hiç bindirmemiş omzuna bak koca adam oldun
Hiç vermemiş eline harçlık bak bunu senin için kazandım
Diyor ya hani bir de ben babayım
Aslında çok güzel laflar nasihatler ediyor
Bir konuşmaya başlayınca insanın ağzı açık kalıyor
İşine sıkı sarıl adam gibi adam ol diyor
Ama düşünmüyor ki üzüm üzüme baka baka kararır
İnsanlara nasihat değil örnek olabilmek gerekir
Oysa her gün evine bir gelişi var ki
Kah içmiş kah düşmüş kah yıkılmış bir yol ortasına
Ya da bir duvar dibine yanına almış bir iki şişe
Naralar atıyor konu komşu tuh diyerek bakıyor
Bakın lan bakın ben babayım ben kocayım ben adamım
Eve her girişinde orayı cehenneme çeviriyor
Saygı sevgi duyun bana diyor sallana sallana
Bilmiyor ki ısmarlama olmaz bunlar hak edersen alırsın
Böyle ana babaların tenini ana baba olamadan toprak doyursun
Elif KAYA
Tohumcuk
Bir yerlerde saçılmış bir avuç toprakla tohumcuk
Toprak susuz tohum susuz ümitsiz
Ne yok oldular ayaklar altında
Ne can buldular karanlık kuytu köşelerde
Susuzluğa bulunmuşluğa inat
Direndiler yıllarca yeşerme arzusuyla
Bir gün bir yağmurla fırtına
Karıştırdı tohumu toprağa
Islandılar bir damlada
Toprağa tutundu tohum
Ağırdan ağırdan gizlice
Yeşerdi kendince için için
Filizlendi oracıkta
Kök saldı boylandı
Yapraklandı çiçeklendi zamanla
Kuru bir tohum kuru bir toprakta
Can oldu bir damlacık can suyuyla
Hayat oldu yaşam oldu
Bir avuç toprak bir tohumcuk bir damla can suyu
Ümidin bittiği yerden yeni bir ömür oldu
Elif KAYA
Baş Kanım
Köyümüz köydü hocası hacısı muhtarıyla
İnsanları insandı atası ötesiyle
Vicdanları huzurları soruları cevapları vardı
Ha deyince el ele
Okul cami yol sokak yapardı
Dağ taş yıkardı imeceyle
Öğretmenleri kıymetliydi çünkü öğretmendiler
İmamı imandı onun da yeri vardı
İlim irfan gerek der yarına bakardı
Bir gün bir başım olsun dedi
Tuttu üstüne bir de oy verdi kırılası eliyle
Sandılar başları göğe ererdi
Bir de baktılar eyvah iş işten geçti
Kabirde ataları üst üste yatıyor
Tek sorun önce ölen altta kalıyor
Yetmiş yıl önce okulları öğretmenleri vardı
Başkanla yerinde yeller esiyor
Biri ev yapar o gelir yıkar
Hastayı sevmez özürlüyü garibanı hoşlanmaz
Yanılıp şaşıpta bir el uzatmaz
Korkma dokun ısırmazlar başkanım
Okulu yıktı yerine
Nikah yaptı onbeşinde çocuklara
Sayende çocuklar ana baba oldu başkanım
Dağdan derelere sular akardı
Kar tadında zemzem tadında
Onu da millete sattı başkanım
İçtikleri suyu da kursaklarına tıktı başkanım
Bir de hizmet yaptı döşedi boru
Rezil etti dünya aleme köyü
Arada iki de işçi gitti
Kargalar gördükçe gülüyor başkanım
Başkanım geldi geleli hesap yapıyor
Bir tarlayı atıp beş tarlayı tutuyor
Ne var ne yok hamuduyla yutuyor
Yatağında çok da rahat yatıyor
Göbek de bu yüzden oldu başkanım
Oy zamanı geldi kapı geziyor
İsteyene elbise isteyene makine veriyor
Bazen de bayağı ağırdan gidiyor
Nasılsa enayiler yutuyor
Sen bildiğini oku başkanım
Beklediler beklediler beklerken beklediklerini unuttular
Bu işler unutturmakla olmaz başkanım
Bu işler aşırmakla araklamakla olmaz başkanım
Can diye güvendiğin bir nefes
Bir bu dünya sonra da ahiret var başkanım
Elif Kaya
Elif KAYA