Güncel Sosyal Bilgiler terimleri sözlüğümüzde Mukataa terimi ile ilgili, kısa açıklayıcı bilgiler aşağıda gösterilmektedir. Mukataa nedir? Mukataa ne demek? Mukataa hakkında kısa bilgi gibi içerik arayışınıza cevap olabilecek kısa bilgiler sayfamızda yer almaktadır.
Mukataa Terimi Hakkında Bilgiler
Sosyal Bilgiler Terimi Olarak Mukataa:
Osmanlı Devleti'nde geliri doğrudan doğruya hazineye kalan araziye denirdi. Bu topraklardan elde edilecek gelir peşin olarak mültezim denilen varlıklı kişilere satılır ve mültezimlerden alınan paralar doğrudan hazineye aktarılırdı. Bu sisteme İltizam Sistemi denirdi.
Hukuk Terimi Olarak Mukataa:
Arazinin belli bir ücret karşılığında kiraya verilmesi; bağ,bahçe,arsa durumuna getirilen ekim toprağı için verilen vergi.
Tarih Terimi Olarak Mukataa:
1- Geliri doğrudan hazineye bağlı olan vergi ve gelir kaynakları.
2- Osmanlı Devleti'nde iltizam yöntemine göre kiralanan kaynaklara verilen ad.
Benzer Sosyal Bilgiler Terimleri
Dirlik Arazi: Osmanlı Devleti'nde geliri devlet memurlarına ve askerlere maaş ve görev karşılığı olarak verilen topraklardır. Dirlik gelirlerine göre üçe ayrılırdı:
1-Has: Yıllık geliri 100 000 akçeden fazla olan toprağa denirdi. Padişaha, divan üyelerine, beylerbeylerine, şehzadelere ve sancak beylerine verilirdi.
2-Zeamet: Yıllık geliri 20 000 ile 100 000 akçe arasındaki topraklara denirdi. İkinci derecedeki memurlara verilirdi. Alaybeyleri, kapıcıbaşı, Divan kâtipleri gibi.
3-Tımar: Yıllık geliri 3 000 akçe ile 20 000 akçe arasındaki topraklara denirdi. Savaşlarda yararlılık gösterenlere verilirdi. Tımarlı Sipahi'ler gelirlerinin bir kısmıyla atlı asker yetiştirirler, bir kısmını da maaş olarak alırlardı. Tımar sistemiyle yetiştirilen askerler, Osmanlı ordusunun önemli bir kısmını oluştururdu. Tımar sistemine bağlı topraklar Tahrir Defterlerine kaydedilirdi.
Zeamet: Osmanlı Devleti'nde yıllık geliri 20 000 ile 100 000 akçe arasındaki topraklara denirdi. İkinci derecedeki memurlara verilirdi. Alaybeyleri, kapıcıbaşı, Divan kâtipleri gibi.
Kral Ticaret Yolu: Lidyalılar kurmuştur. Sart şehrinden başlayıp Sus şehrine kadar devam etmektedir.
İpek Yolu: Çin'den başlayıp Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, İran üzerinden İstanbul'a kadar uzanan yola İpek Yolu adını veriyoruz. Çin'den ipek ticareti yaygın olarak yapıldığı için yola bu ad verilmiştir.
Tek bir rotadan oluşmamakla birlikte yaklaşık 7.000 kilometrelik bu tarihî yol, Çin’in eski başkentlerinden biri olan Xian (Şian) kentinden başlar, Özbekistan’ın Kaşgar kentine gelerek burada ikiye ayrılırdı. İlk yol Afganistan'dan Hazar Gölü'ne, ikinci yol ise İran üzerinden Anadolu'ya ulaşırdı.
İpek, porselen, kâğıt, baharat ve değerli eşyalar Anadolu üzerinden kara ve deniz yolu ile Avrupa’ya aktarılırdı. Bu durum Anadolu'yu çok önemli bir ticari merkez hâline getirmiştir.
Vasco da Gama'nın (Vaskö dö Gama) Ümit Burnu'nu bularak Hindistan'a ulaşması, bu yolun zaman içerisinde önemini yitirmesine sebep olmuştur.
Baharat Yolu: Hindistan'dan başlayarak İran Körfezi ve Irak üzerinden Suriye limanlarına veya Kızıldeniz yoluyla Süveyş ve Mısır'a kadar ulaşan yoldur. Uzak Doğu ile yapılan ticaret, Venedik ve Mısırlıların elinde bulunuyordu.
- Osmanlı İpek ve Baharat yoluna hâkim olunca Avrupalılar yeni ticaret yolları aradılar. Ve Coğrafi Keşifler sonunda Hint Deniz Yolunu buldular. Bu ticaret yolarlının önemi azalmaya başladı.
Terimler Sözlüğü Ana Sayfa
Online Sosyal Bilgiler Terimleri Sözlüğü