melisa Çok beyedim
Al Yazmalım
Sitem etme ne olur, bizi ayıran kadere
Düşürse de ikimizi onulmaz kedere
Gözlerimin yaşı aka aka oldu dere
Sevdamın denizi oluver sen, al yazmalım.
Gözüm beklemekten yorgun, gönlüm dargın sana
Bir âh edersem eğer, âlem “oh!” der tasana
Aklım aşkına hükümlü, bakıver yasana
Derdimin fermanı oluver sen, al yazmalım.
Ya kıyamet koptu ya tersine döndü dünya
Nedir bu karanlık, bu kargaşa, bu rüya?
Zindan hayatımın zifiri ufkunda hülyâ,
Ümîdimin ışığı oluver sen, al yazmalım.
Aklım başımdan uçtu gitti, oldum divane,
Bakışında ışık görsem olurum pervane.
Aşkından kalbim yârelendi, bulandı kâne
Damarımın kanı oluver sen, al yazmalım.
Umudum kalmıyor, dinmez kalbimdeki sızı
Güller soldu, duyar mısın bülbüldeki yası?
Can kafesi zorlar, okunuyor artık yazı
Toprağımın suyu oluver sen, al yazmalım.
Âşık SEYHANÎ Şiirleri
Yazılan son 8 yorum gösteriliyor.
İçerikle ilgili 8 yorum yazılmış.
Benzer Âşık SEYHANÎ Şiirleri:
Ey müslüman Türk Genci, kulak ver dinle beni!
Vatanıma vefa borcum var sizlere veda.
Ecdadımın emeli böyle görmekti beni,
Ceddime sadakat borcum var, sizlere veda.
Malazgirt kapısından evvela tekbir girdi,
Herkesin gönlündeki bir, ufkundaki BİRdi.
Dillerdeki müthiş sedâ Allahüekber'di,
Malazgirt'e tekbir borcum var, sizlere veda
O zaman elde kılıç, dilde Kur'an vardı,
Sînede Allah sevgisi, sîmadaki ardı,
Sözlerde belagat, gözlerde feraset vardı,
Aslıma asalet borcum var, sizlere veda.
Neden tırmanıyordu surlara Ulubatlı'm
Kızgın yağ dökülür, çıkar hâlâ Ulubatlı'm
Ayyıldızlım surda, yardım etti Ulu Adlı'm
Bayrağa hürmet borcum var sizlere veda.
Neden sabaha kadar yalvardı Akşemseddin?
Neden genç yaşta bayrağı aldı Fatih ceddin?
Ecdadın vatan aldı, can verdi, sen ne verdin?
Fatih'e fatiha borcum var sizlere veda.
Gez, gör kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda,
Kanlarla sulanmış her noktada, her satıhta,
Enbiya, evliya, sahabe bekler ayakta,
Mezkûra refakat borcum var sizlere veda.
Âşık SEYHANÎ
Gönül kuşum artık uçamaz oldu
Kanadını kırana lanet olsun
Kendine bir yuva açamaz oldu
Yuvasını bozana lanet olsun!
Gönlüme girdiler anlayamadım
Sevgimi çaldılar ağlayamadım
Gülümü aldılar koklayamadım
Yetim bırakanlara lanet olsun!
Bahar geldi sandım çiçek açınca
Dostu buldum sandım gülü atınca
Yandım yok oldum gülücük saçınca
Gönle tuzak kurana lanet olsun!
Seyhanî ağlar, zor güler; yâr güler
Kan akar, can gider; canansa güler
Güller solar, bülbül ölür; aşk kalır
Aşktan mahrum zalime lanet olsun!
Âşık SEYHANÎ
Kalemimde mürekkep dondu, damarımda kan,
Sarmış etrafımı bembeyaz ölüm gülüyor.
Bulamazsam sığınacak sıcak bir han,
Acımasız dostun koynunda bir can ölüyor.
Mevsimler değişti artık, kışın adı ölüm..
Sitemim yoktur ne kara ne de yaratana
Cereyan yoksa soba yoksa oluyor zulüm,
Diyelim mi şimdi :“Can feda olsun vatana!”
Yanmıyor ki ocağım tütüversin bacası,
Nerden geldin be karakış yıktın ocağımı.
Sala vermek için beklerken cami imamı
Yazmasa da olur artık doktor ilacımı.
Desin herkes ardımdan “gün görmedi bîçâre
Ne ağrısız dişi vardı ne talihli başı,
Gülmedi yüzü kapanmadı yürekte yâre,
Toprağının suyu oldu gözlerinin yaşı.”
Arkadaş tutmazsa elim, söylemezse dilim,
Dört dost sarıverin etrafımı da okuyun.
Yok dersen kefen, örtüm olsun yerdeki kilim,
Ağlamayın da kaderime lanet okuyun.
Âşık SEYHANÎ