Eğitim Sitesi

Vasiyetname (3) Şiiri

Vasiyetname (3)

Ey oğul ! atandan, al öğütünü

Gördüğün dost bilme, dara düşmeden

Kimse kara bilmez, ayran –sütünü

Sırtım sağlam sanma, zora düşmeden



Virüs girmiş, muhabbettin bağına

Leke sürmüş, altın neslin çağına

Yorgun düştük, gönüller otağına

Her kayan yıldıza, fire düşmeden



Adamın da posası var hatırla

Anlatamam meramımı satırla

Variyeti ha kamyonla, ha tırla

Temkinli ol, özü nar’a düşmeden



Raf ömrü tükenmiş, kof kafalarla

Gübresi çok amma, bakımsız tarla

Günahını taşıyamaz katarla

Düzeltme hakkı ver, süre düşmeden



Masum masum gizli, akıyor seller

Yürek yaralıyor, bu necis haller

Tefekkürün önündeki engeller;

Kalkmalı, gönüller kor’a düşmeden



Kainat’ın aynası ve mayası

Gönlümüzün nuru, kalbin ziyası

İnsanlığın, ortaklaşa hülyası

Kabul görsün artık, yere düşmeden



Karlı dağlar, kar mı ağlar her zaman?

Güneş vurur, canlanır gök-yer-zaman

Tomurcuklar, yeşerirler bir zaman

Yeter ki sâfi kal, kire düşmeden

Ali Rıza MALKOÇ 20/11/2011 Samsun



Posa :Faydalı tarafı alınmış atık, tortu, çökelti

Meram: İstek, amaç, gaye, maksat

Variyet: Varlık, zenginlik.

Katar : Tren

Fire : eksik, noksan, Bir iş yapılırken çıkan artık parça

Necis : Pis, kirli, temiz olmayan

Hülya: tatlı düş, hayal

Ali Rıza MALKOÇ Şiirleri

  

hüseyin karakoç emeklerine sağlık mükemmel bir şiir çok yakında bu şiirin bestesi hazır olacaktır inşallah mükemmel bir eser olacağına inanıyorum saygılarımla

hasan duru ben dersimi aldım şiirden ve ezberleyecegım

Yazılan son 2 yorum gösteriliyor.

İçerikle ilgili 2 yorum yazılmış.

Benzer Ali Rıza MALKOÇ Şiirleri:

Cehalet Başa Bela

Okumadan olmuyor

Cehalet başa bela

Kalemle de dolmuyor

Cehalet başa bela



Diploması tasdikli

Aracı dört lastikli

Gittiği yol gedikli

Cehalet başa bela



Haberi yok yazandan

Ayran içer kazandan

Hakk korusun azandan

Cehalet başa bela



Dört söyleyip bir dinler

Destekçisi yeminler

Yetişin ey emînler!

Cehalet başa bela



Beceremez kıskanır

Cihanı sersem sanır

Yorulur da usanır

Cehalet başa bela



Erdim sanır kemale

Kalb şaşırır bu hale

Cüsse değil merhale

Cehalet başa bela



Düstur eyle görgüyü

Kalpten kaldır sürgüyü

Kov gitsin ön yargıyı

Cehalet başa bela



Ali Rıza Malkoç 04/01/2009 Bursa

Ali Rıza MALKOÇ

Aşkın Ekseni

İnce eler, sıkça dokur yüreği

Çağından sorumlu bakandır ozan

Bu uğurda, tükenmez hiç süreği

Çırayı diliyle yakandır ozan



Türlü türlü nağmeler arkasında

Demet demet çiçekler terkisinde

Arada bir seller akar yasında

Nice görülmez gam çekendir ozan



Her gönlün bir leyla’sı var bilirim

Hele yol aç, ben arkandan gelirim

Bundan ötesine, yapamam yorum

Çorak toprağa gül dikendir ozan



Ümit soluyana, adeta beşir

Hakikat adına, mesleği neşir

Diplomasız, ağır sıklet güreşir

Kendi bileğini, bükendir ozan

Onun gözleminde, tüm dünya sıla

Heybesinde gurbet, çıkıyor yola

Irmak, deniz, çayla, girip kol kola

Her mevsimde duru, akandır ozan



Sedefi keşfeder, bulur inciyi

Sarsıntıdan önce, görür öncüyü

O doğurmaz amma, çeker sancıyı

Kara bulutlara, çökendir ozan

Farklı nefeslerde, bulur hep âhenk

Yüreği terazi, vicdanı mihenk

Sanki Nebi’lerin ashabına denk

Her ortama huzur ekendir ozan

Yüce Yaradan’dan besler aşkını

Her can ile pekiştirir meşkini

Buralardan taşır cennet köşkünü

Sarıldığı ile, kokandır ozan



Ali Rıza MALKOÇ 4/12/2011 Samsun

Sürek : Süren, devam eden zaman.

Terki : Binek hayvanlarındaki eyerin arka bölümü,heybe

Beşir : beşaret veren, müjdeci

Neşir : neşreden, yayıncı

Sarsıntı : deprem Mecazi anlamı: beklenmedik olumsuz gelişmeler

Meşk: Değer verdikleri ile cani gönülden birlikte olma

Ali Rıza MALKOÇ

Gezelim Görelim Anadolu'yu

Gezelim Görelim Anadolu’yu

Samsun’da doğdum ben, attım ilk adım

Adım Ali Rıza, Malkoç soyadım

Ayrılığım, kaç yıl oldu saymadım

Gezelim görelim Anadolu’yu



Urfa’da gazel var, derin hoyrat var

İbrahim makamı, ruha hayrat var

Maddede manada, coşku gayret var

Gezelim görelim Anadolu’yu



Erzurum Çarşıda, bağrı yanıklar

Tatyanlar okunur, Hakk’a tanıklar

Baş köşeye oturtulur konuklar

Gezelim görelim Anadolu’yu



Sivas toprağından, seslenir ozan

Aşıklar, inceden dertleri yazan

Her dem bahardayız, uğramaz hazan

Gezelim görelim Anadolu’yu



Diyarbakır’da var, yanık Güzelses

Coşkulu davullar, nağmeli nefes

Haykıran sevgiye, dar gelir kafes

Gezelim görelim Anadolu’yu



Maraş’ta toprakta, şair bitiyor

Mana yüklü mesaj bize yetiyor

Meşhur dondurması, serinletiyor

Gezelim görelim Anadolu’yu



Trabzon, kemence horon deyince

Şenlenir yaylalar, mani duyunca

Üzülür mekanlar, görülmeyince

Gezelim görelim Anadolu’yu



İzmir’de efeler destan yazıyor

Egeli zeybeğim siper kazıyor

Tarih canlanmış da bize kızıyor

Gezelim görelim Anadolu’yu



Bursa’da Osmanlı gelir hatıra

Nasıl anlatayım, sığmaz satıra

Derdimizi yükleyip de katıra

Gezelim görelim Anadolu’yu



Ülkemiz sallansa, koşar Ankara

Medeniyet şehri, sanmayın kara

Dağlar mı dayanır, hazır akara

Gezelim görelim Anadolu’yu



Çanakkale deyince, durup da düşün

Yiğit şehitlerim, süslesin düşün

Ne duruyorsunuz, yollara düşün

Gezelim görelim Anadolu’yu



Van'a gelin hele kaleyi görün

Erek' in başında uşkunu derin

Van Gölü, Şah bağı cennetten yerin

Gezelim görelim Anadolu’yu



Dünyaya duyuldu Hatay'ın sesi

Meşhurdur ülkede şu künefesi

Görülmeye değer uzun çarşısı

Gezelim görelim Anadolu'yu



İstanbul, bir çağı açan şehirdir

Dünyaya, güzellik saçan şehirdir

Saymadığım yetmiş kalan şehirdir

Gezelim görelim Anadolu’yu



Ali Rıza Malkoç 08/09/2006 Bursa

Ali Rıza MALKOÇ

Vasiyetname (3) Şiiri